Dilovası Copreci’den metal işçisi bir kadın: İşsizliğe, yoksulluğa, işten çıkarmalara karşı işçiler örgütlü mücadeleye!
Merhaba yoldaşlar. İş yerimizde ciddi bir küçülme yaşandı. Maalesef neredeyse işçi sayımızın yarısı işten çıkarıldı. Toplu çıkış olduğu için bir ay öncesinden haberdar olmuştuk çıkışın kaç kişi olacağının. Fakat bu çıkışlar 1 Mayıs bayramımızın iki gün öncesinde gerçekleşti. Bu seneki 1 Mayıs’ta “krizi yaratan bedelini ödesin” ve “işten atmak yasaklansın” taleplerimiz her zamankinden daha anlamlı oldu bizler için. Zamanına ucuz iş gücü için kalkıp İspanyalar’dan gelinen Türkiye fabrikasından bugün hem bizim maaşlar artınca hem de Türk lirası euro ve dolar kurunun çeperinde tutulunca bunlar kaçmanın derdine girdiler herhalde. Biz sendikalı olup sistemin dayattığı sefaletten biraz olsun kurtulabilen işçiler olarak, böyle kriz zamanlarında bu krizden birkaç fabrikada güzel toplu sözleşmeler yaparak kaçamayacağımızla bir kere daha yüzleşmiş oluyoruz. Özellikle bizim fabrikadaki gibi işten çıkarılan emekçi kadınları işsizlik ya da güvencesiz çalışma koşulları bekliyor. Bu krizi işçi sınıfı yaratmadı. Bu kriz sermayenin ucube düzeninin krizidir. Bedelini de biz emekçiler ödememeliyiz. İşte bu haklı öfke ve kararlılıkla, içimiz buruk da olsa inançla 1 Mayıs alanlarındaydık. Meydanlarda omuz omuza durmak, asıl gücümüzün sınırları aşan sınıf dayanışmasından geldiğini hepimize bir kez daha gösterdi. Bize dayatılan bu karanlık tabloya karşı susup köşemize çekilmeye, kazanılmış haklarımızdan geri adım atmaya hiç niyetimiz yok. Sömürüsüz ve adil bir dünya umuduyla tüm dünya işçilerinin geçmiş 1 Mayıs İşçi Bayramı'nı kutluyorum. Kurtuluşumuzun ancak kendi ellerimizde olduğu bilinciyle, mücadeleye ve dayanışmayı büyütmeye devam edeceğiz!
Dilovası Copreci’den metal işçisi bir kadın
Bu yazı Gerçek gazetesinin Mayıs 2026 tarihli 200. sayısında yayınlanmıştır.






