Portekiz’de genel grev!

Portekiz’de genel grev!

Portekiz işçi sınıfı, 11 Aralık’ta büyük bir genel greve imza atarak dünya proletaryasına erkenden yeni yıl hediyesi verdi. Artçıları hâlâ devam eden bu büyük zelzele, ülkenin 2013’ten beri en büyük işçi eylemi oldu. 2013’te de hükümetin dayattığı neoliberal saldırılara karşı Portekiz işçi sınıfı direnişe geçmişti. Ancak bu direnişe rağmen Portekiz burjuvazisi bu saldırısında başarılı olmuş, Avrupa Birliği ve İMF de Portekiz burjuvazisini bu işçi kıyımı sebebiyle mükafatlandırmıştı.

Mevcut Başbakan Luís Montenegro, Portekiz’deki Sosyal Demokrat Parti’ye mensup. Hemen hemen tüm Avrupa’da kendilerine “sosyal demokrat” ya da “sosyalist” diyen partilerin uzun zamandır liberal ve neoliberal burjuva partilerinden ne program ne uygulama olarak bir farkları kaldı. Montenegro’nun partisi de bu genel eğilime dahil. Montenegro, bir yandan dolgun kâr oranlarının, bir yandan da İMF ve Avrupa Birliği’nin desteğinin tadını almış olacak ki, Çalışma Kanunu’na tam bir sınıf taarruzu anlamına gelecek müdahalelerde bulundu. İşten atmayı kolaylaştıran, haksız yere atıldığı anlaşılan çalışanı işe geri alma zorunluluğunu kaldıran, işverene her yıl sonu sözleşmeyi iptal etme yetkisi tanıyan birçok maddeyi geçirmeye kalktı.

İşçi sınıfı ise bu taarruza hem kamuda hem özel sektörde dev bir grevle cevap verdi. Komünist Parti’nin etkisindeki daha militan sendika konfederasyonu CGTP greve öncülük etse de Montenegro’nun kendi partisinin etkisindeki UGT de bir sınıf dayanışması örneği sergileyerek greve omuz verdi. Sonuç, okullardan havaalanlarına, Alman sermayeli otomotiv fabrikalarından metrolara birçok işyerinin gün boyunca kapalı kalması, hayatın durma noktasına gelmesiydi. CGTP’nin açıklamasına göre 5,3 milyon çalışanın olduğu Portekiz’de 3 milyon işçi greve katıldı.

Hükümet, elbette grevi küçümseyerek kamuoyunda yarattığı etkiyi azaltmaya çalışıyor. Grevden hemen sonra bir bakan, yaşananın bir “genel grevden çok kısmî bir kamu sektörü grevi” olduğunu söyledi. Grevin öncüsü konumundaki CGTP ise Volkswagen ve başka özel otomotiv fabrikalarında da şalterlerin indiğine işaret etti. Konfederasyonun Genel Sekreteri Tiago Oliveira ise işçinin direnmekten başka yolu olmadığını, daha büyük bir genel grevin yaklaştığını söyledi. Seyahatin yoğun yaşandığı yeni yıl dönemi de Oliveira’nın sözlerini doğrular nitelikteydi: 23 ve 30 Aralık’ta da havaalanlarında yapılan grevlerle birçok uçuş iptal edildi.

Yüzyılın ilk çeyreği biterken Portekiz işçi sınıfı, dünya proletaryasına böyle yol gösteriyor.

Bu yazı Gerçek gazetesinin Ocak 2026 tarihli 196. sayısında yayınlanmıştır.