SubMed direnişinden bir işçi kadın: SubMed direnişi bir kişinin değil milyonlarca işçinin mücadelesidir!
Ben SubMed işçisi Songül Karaoğlu, sendikaya üye olduğum için haksız ve suçsuz yere işten çıkarıldım. Tek istediğim anayasal hakkımı istemekti bunu bize çok gördüler. Çalışma koşullarımız hiç iyi değildi, mola hakkımız bile çok kısıtlıydı. Hasta olduğumuzda dahi gelmemezlik yapamıyorduk, rapor almaya korkuyorduk çünkü hem ikramiyemizden oluyorduk hem devamlılık primi kesiliyordu hem de maaşımızdan düşülüyordu; bir nevi üç ayda bir aldığımız yarı ikramiye elimizden gidiyordu. Çalıştığımız bölümde sürekli kameralar tarafından izleniyorduk, sürekli fotoğrafımız çekiliyordu. Çoğunluğumuz kadın ve bu durumdan çok rahatsız olduğumuzu dile getirmemize rağmen yasal olmadığı halde bu şekilde mobbing uygulanıyor ve sürekli baskı yapılıyordu. Daha rahat koşullar altında çalışabilmek için sendikalaşmak istedik fakat bu hakkımı elimden alarak haksız bir şekilde tek taraflı işime son verildi. Ben davamın arkasındayım hakkımı almadan yolumdan dönmeyeceğim. Hak verilmez alınır, işçileri, emekçiyi ezemeyeceksiniz. Ben bir kişi için değil milyonlarca işçi için direniyorum. Korkmayın hakkınızı arayın kimse sizden güçlü değil kendinize güvenin.
Bu yazı Gerçek gazetesinin Ocak 2026 tarihli 196. sayısında yayınlanmıştır.






