İzmir’den metal işçisi bir kadın: Korku nedir bilmeyen emekçi kadınlar hep en önde!
Merhaba yoldaşlar, Kemalpaşa’da bir metal fabrikasından sizlere yazıyorum. Mart ayı bizim için önemli bir ay. Çünkü 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nde meydanlarda taleplerimizi, sesimizi duyurduğumuz çok önemli bir günümüz var. Kadınlar olarak ezildiğimizi, baskıya ve mobbinge daha çok maruz kaldığımızı en çok hissettiğimiz yerlerden biri de fabrikalar. Neden mi? Çünkü genelde birçok fabrikada olduğu gibi benim çalıştığım fabrikada da kapitalist sistemin sözcüsü patron 8 Mart’a pek bir önem verir. Sosyal medyada paylaşımlar yapar, burjuva sınıfından kadınların katıldığı etkinliklere sponsor olur, itinayla kadının emeğine pek bir önem veriyormuş imajı çizer. Gelgelelim fabrikasında çalışan kadınlar için durum hiç de öyle değildir. O çok önem verdiği kadın emeği, fabrikada ikinci plandadır.
Örneğin kadın çalışanlar erkeklerden daha az maaş alır; amirinin, şefinin baskısına çok daha fazla maruz kalır, izin isteyeceği zaman kadın emekçi, izninin ne kadar elzem bir sebepten olduğunu anlatmak için dil dökmek zorundadır. Eğer bir kişi işten çıkarılacaksa gözler en zayıf halkaya, kadınlara çevrilir. Kısacası 8 Mart Emekçi Kadınlar Günü sermaye sınıfının, sermeyenin temsilcisi patronların göz boyamak için kullandıkları bir gün.
Fakat biz emekçi kadınlar saf değiliz, girilen rollere, 8 Mart günü dağıtılan karanfillere kanacak değiliz.
8 Mart Emekçi Kadınlar Günü biz emekçi kadınların kanıyla, canıyla kazanılan bir mücadele günü. Ve biz emekçi kadınlar için sadece 8 Mart değil, her gün mücadele günü. Bu yüzden nerede bir mücadele olsa emekçi kadınlar en önde. Bizim fabrikamızda da öyle. Ne zaman çözüme kavuşturulacak bir mesele gündeme gelse, biz emekçi kadınlar en öndeyiz. İşte bu yüzden her gün ama en çok da 8 Mart, bizim için mücadele günü, kavga günüdür.
Göstermelik “kadınlar günü” kutlayan, ertesi gün fabrikada, evde, sokakta kadına hayatı dar eden erkek egemen kapitalist sisteme karşı mücadele biz emekçi kadınların omuzlarında yükselecek! Emekçi kardeşlerim, abilerim ama en çok da kız kardeşlerim; erkek egemen kapitalizme karşı en öne!
İzmir’den metal işçisi bir kadın
Bu yazı Gerçek gazetesinin Mart 2026 tarihli 198. sayısında yayınlanmıştır.






