İşçi sınıfının başkentinden tüm Türkiye’ye: Hürriyet işçilerle gelecek!

İşçi sınıfının başkentinden tüm Türkiye’ye: Hürriyet işçilerle gelecek!

İşçi sınıfının başkenti olarak nitelendirdiğimiz Gebze’de 1 Mayıs, soğuk hava ve sağanak yağmura rağmen binlerce işçinin katılımıyla coşkulu bir şekilde kutlandı. Devrimci İşçi Partisi de Gebze 1 Mayıs’ında çeşitli sektörlerden öncü işçilerin, eğitim ve bilim emekçilerinin, emekçi kadınların ve devrimci gençlerin oluşturduğu disiplinli ve coşkulu bir kortejle yer aldı. Gebze 1 Mayıs’ı tüm Türkiye işçi sınıfı ve istibdada karşı hürriyet mücadelesi yolunda bir mesaj oldu. Bu mesaj aynı zamanda Devrimci İşçi Partisi’nin de pankartıydı: HÜRRİYET İŞÇİLERLE GELECEK!

 

Neden Gebze?

Konu işçi sınıfı mücadelesi olduğunda, Gebze, Kocaeli’nin bir ilçesi değildir işçi sınıfının başkentidir. Nüfusun büyük çoğunluğu işçi olduğundan değil. Türkiye’de nüfusun çoğunluğunun işçilerden oluştuğu çok sayıda işçi havzası vardır. Gebze, işçi sınıfının iş, aş, hürriyet mücadelesinde öne çıkan, tüm Türkiye işçi sınıfına örnek olan mücadelelerine ev sahipliği yapan, işgallerin, grevlerin, direnişlerin şehridir. O işgaller, grevler, direnişler ki hepsi birer iş, aş, hürriyet mücadelesidir. Türkiye’nin emekçi halkı üzerine kâbus gibi çöken sermayenin istibdadına karşı işçilerin birliğiyle ve örgütlü gücüyle zaferler kazandığımız yerdir Gebze! 1 Mayıs işçi sınıfının bayramıdır. İşçi sınıfının bayramı bir mücadele günüdür. Gebze işçilerin yaşadığı bir şehirdir ama daha önemlisi işçi sınıfı mücadelelerinin bir merkezidir. Gebze 1 Mayıs’ından yerel değil tüm işçi sınıfını kapsayan bir mesaj yükselmektedir: İş, aş, hürriyet için örgütlü mücadeleye!

 

gebze 1 mayıs

 

Ayrı ve bölünmüş 1 Mayıslara son! İşçiler birleşin ayrı gayrı yok!

1 Mayıs’ta işçi sınıfı açısından iki çok önemli gündem öne çıkıyor. Bunlardan biri en çok tartışılan konu olan Taksim yasağıdır. Taksim’in işçi sınıfına keyfi şekilde kapatılması kabul edilemez. İşçi ve emekçilerin istibdada tepkisi tüm alanlardan yükselen “her yer Taksim her yer direniş” sloganlarında yansımasını bulmaktadır. Ancak daha az tartışılmakla birlikte daha esaslı ve yakıcı bir sorun daha var. O da 1 Mayısların sendikalar ve konfederasyonlar tarafından ayrıştırılmasıdır. Bu ayrıştırmaya son yıllarda bazı partiler kendi mitinglerini yaparak eklenmektedir. Gebze 1 Mayıs’ının tüm konfederasyonlardan sendikaların yer aldığı, birleşik işçi cephesi örneği olan Gebze Sendikalar Birliği tarafından örgütlenmesi bu açıdan özellikle anlamlıdır. Özellikle Türk-İş içinde mücadelelerde öne çıkan Petrol-İş sendikası ile DİSK içinde işgal, grev, direniş sloganını hayata geçiren Birleşik Metal-İş Sendikası omuz omuza alandaydı. Eğitim-Sen ve Eğitim-İş de birlikte 1 Mayıs alanındaydı. Gebze 1 Mayıs’ında, Türk-İş’ten Türk Metal ve Tekgıda-İş ile Hak-İş’ten Öz Çelik-İş alana çıkmasa da bu sendikaların üyesi olan çok sayıda işçi sendikalarından ayrı olarak alana geldiler. Bu işçilerin buluştuğu yerlerden biri de Devrimci İşçi Partisi’nin korteji oldu.

DİSK Kadıköy’e, Türk-İş Edirne’ye, Hak-İş Bursa’ya giderken işçilerin 1 Mayıs’ın ayrı gayrı kutlandığı alanlara ilgisi giderek azalıyor. Türk-İş ve Hak-İş, yıllardır 1 Mayıs’ı adeta işçilerden kaçırıyor. DİSK’in başını çektiği 1 Mayıslar hâlâ birçok siyaseti ve sendikayı alanda buluşturuyor. Ama DİSK bürokrasisi, Türk-İş ve Hak-İş’le ayrı gayrı olmaktan rahatsız gözükmüyor. Türk-İş ve Hak-İş bürokrasisinin sınıfa karşı suç dosyaları epey kabarık. Ama hiçbiri Türk-İş’li ve Hak-İş’li yüzbinlerce işçiyle ayrı gayrı 1 Mayıs kutlamanın gerekçesi olamaz. Kaldı ki Türk-İş ve Hak-İş’le buluşmayı kendine yediremeyenlerin her 1 Mayıs’ta patron partisi CHP’yi yanına alıp işçinin kürsüsüne çıkartmalarının da iler tutar bir yanı yok. Gebze 1 Mayıslar için yol gösteriyor. Alanda herkese yer var ama kürsü sadece işçilerin olmalı! 1 Mayıs ayrı gayrı demeden kutlanmalı! İşçinin bayramında birleşik işçi cephesi öne çıkmalı!

 

chen

 

Fabrikalardan alanlara…

Türkiye’nin dört bir yanında işçiler emekçiler 1 Mayıs için yürüdüler. Gebze 1 Mayısında ise işçiler her yerden daha farklı yürüdü. Ayaklar yere daha sağlam basıyor, sloganlar daha gür çıkıyordu. Bunun sebebi Gebze’nin havası suyu değil. Bu gücü alana taşıyan Gebze’nin fabrika fabrika örgütlenip alana çıkan metal ve petrokimya işçileri! Birçok alanda sendikalar, genel bir pankartın arkasında yöneticileriyle ve en fazlasından işyeri temsilcileriyle yürüyorlar. Çünkü bu sendikaların bürokratları 1 Mayıs’ı fabrikalarda ve işyerlerinde örgütlemiyor. Gebze’de ise durum farklı. Yürüyüş kollarında fabrikalar kendi pankartlarıyla yer alıyor. Bu örgütlenmeyi gerçekleştirenler Türk-İş’e bağlı Petrol-İş’in ve DİSK’e bağlı Birleşik Metal-İş’in Gebze şubeleri ve sınıf mücadeleci sendikacıları…

 

smart 1 mayıs

 

Yağmurlu ve soğuk havada 1 Mayıs’a güneş gibi doğanlar: Smart ve Chen Güneş işçileri!

Gebze’de 1 Mayıs mevsim normallerinin çok altında bir sıcaklıkta, kıştan kalma soğuk ve yağışlı bir havada gerçekleşti. Ama Gebze’nin mücadelede öne çıkan işçilerinin enerjisi her mevsim olduğu gibi yine çok yüksekti. 114 günlük grevin zaferinden aldığı güçle alana gelen Smart Solar güneş paneli fabrikasının işçileri onlardan biri… Sonbahardan kışa sarkan 114 gün boyunca dondurucu havalarda bile fabrikanın önünde ve işçilerin içinde grev ateşinin hiç sönmediği bir mücadeleden sonra 1 Mayıs’ın soğuğu tabii ki Smart Solar işçilerine işlemeyecekti.

Sendikalarını işgal ve fiilî grevle örgütlemiş olan, her dönem örgütlü güçlerine dayanarak sınıfa öncü ve örnek olan kazanımlar elde eden Chen Solar işçilerini de mutlaka anmalıyız. Onları 1 Mayıslarda ya da diğer işçi mitinglerinde görenler Gebze’nin en büyük fabrikalarından biri olduğunu düşünebilir. Ama öyle değil. Orta büyüklükte diyebileceğimiz bu fabrika her eyleme en kalabalık, coşkulu ve disiplinli kortejlerle katılıyor, sınıfını bilerek, saflarını sık ve sınıf bilincini diri tutan bir örgütlülüğe sahipler. Sadece iş aş hürriyet diye değil, nehirden denize özgür Filistin diye de haykırıyorlar!

 

smart 2

 

1 Mayıs’ta da emekçi kadınlar en önde: Copreci, CT Otomotiv ve Esitaş emekçi kadınların gücünü alana taşıdı!

Sanayi sektörü özellikle de metal işkolu son derece erkek egemen bir yapıya sahip. Ancak bu durum emekçi kadınların en önde mücadele etmesine mâni değil. Smart Solar grevi emekçi kadınların mücadelesinin en önemli örneklerinden biriydi. Onlardan bir süre önce greve çıkan ve kazanan CT Otomotiv işçilerinin zaferinde de emekçi kadınlar en öndeydi. Ve 1 Mayıs’ta da yine CT Otomotiv işçileri kadın işçilerin öncülüğünde alandaki yerini aldı. Metal sektörünün erkek egemen yapısının aksine büyük çoğunluğu kadın işçilerden oluşan bir diğer fabrika da Copreci fabrikası. Neredeyse tamamı emekçi kadınlardan oluşan Copreci işçilerinin korteji erkek egemenliğine ve kapitalizme karşı adeta bir manifesto gibiydi! CT Otomotiv, Copreci, Smart Solar ve Esitaş gibi fabrikalarda mücadelede en öne çıkan, temsilcilik ve öncülük yapan kadın işçiler “kadınlar yapamaz” zanneden patronlara verdikleri hayat dersleriyle hepsine “kadınlarla başa çıkılamaz” dedirtmeye başladılar. Emekçi kadınlar hem sınıf kavgasında hem de kadınların kurtuluş mücadelesinde yol gösteriyor.

Kaveller yürümeye devam ediyor…

Gebze’yi işçi sınıfının başkenti yapan en önemli özelliklerden biri de Türkiye’deki sınıf savaşımının en önemli muharebe alanlarından biri olması… Metal işçileri ile MESS arasındaki sınıf savaşımından bahsediyoruz. Türkiye sermayesinin sektörel açıdan zirvesi olan MESS ile Türkiye işçi sınıfı mücadelesinin lokomotifi olan metal işçilerinin karşı karşıya geldiği bir savaştır bu. Bu savaşın en büyük muharebe alanı Gebze’dir. MESS grubunda en büyük fabrikalar Gebze’den ziyade Bursa’da ya da Kocaeli’ndedir. Ama MESS sözleşmeleri “imza mı grev mi” aşamasında geldiğinde herkesin gözünü diktiği yer Gebze’dir. MESS’e karşı grev diyen ve grev yasağına karşı, grev hakkını grevle savunan ve bu şekilde adlarını Kavel’in yanına yazdıran Grid Solutions-General Electric ve Green Transfo (eski adı Schneider Electric) işçileri Gebze’dedir. Büyük fabrikaları elinde tutan Türk Metal sendikası, MESS’in dayatmaları karşısında uysalca imza atsa da Gebze’de metal işçilerinin direngen mevzileri olan Sarkuysanların, Dostellerin, ZF Sachsların ne diyeceği önemlidir. Grevler yasaklansa bile grev hakkını grevle savunacak fabrikalardır. İşte bu fabrikaların işçileri 1 Mayıs’ta kalabalık ve coşkulu kortejlerde 1 Mayıs alanına “fabrikalar MESS’e mezar olacak” diye haykırarak yürüdüler.

Gebze 1 Mayıs’ında işçi tulumunun masmavi nehri: İşgal, grev, direniş, Petrol-İş!

Petrol-İş sendikası da Gebze’de güçlü bir katılımla alandaydı. Petrol-İş’in işgallerle, grevlerle, direnişlerle anılan fabrikaları işçi tulumunun mavisiyle bir nehir gibi 1 Mayıs meydanına aktı. Portakal Plastik, Dyo Boya, Tarkett fabrikaları grevlerden alnının akıyla çıkarak 1 Mayıs alanına geldiler. Betek (Filli) Boya ise Petrol-İş’in fiilî işgal ve grevle örgütlendiği bir fabrika olarak alandaydı. Pulver Kimya da aynı şekilde direne direne sendikasını kazananlardandı. Yıllardır adı grevle eş anlamlı hale gelmiş olan Trelleborg işçileri de yine ön saflardaydı. Daha birçok başka fabrika kortejini alana taşıyan Petrol-İş de 1 Mayıs’ın hakkını verenlerden oldu. Tüm Türkiye’de 1 Mayıs alanları fabrikalardan, işyerlerinden işçilerin nehirler gibi akıp bir deniz gibi buluştuğu alanlar olmalı! 

 

gebze

İşçi sınıfı Filistin’in yanında NATO’ya, emperyalizme ve Siyonizme karşı alanda!

Devrimci İşçi Partisi korteji, en önünde “NATO’dan çık! NATO’yu yık!” pankartıyla yürüdü. Geçen yıllara göre varlığıyla ön plana çıkan ve adeta taze bir kan olan gençlerin heyecanı ve şevkiyle ön plana çıktığı DİP korteji sık sık NATO’ya, Amerikan emperyalizmine ve İsrail Siyonizmine karşı sloganları haykırdı. Gençlerin ve işçilerin hep bir ağızdan attığı bu sloganlar hem işçi kortejleriyle ortaklaştı hem de yürüyüş kolu boyunca sıralanan işçi evlerinden kortejleri izleyen halktan büyük destek gördü. İşçi sınıfının kanlısı ve halkların düşmanı NATO’nun, Türkiye’de Temmuz ayında bir zirve yapmaya hazırlandığı bu günlerde 1 Mayıs, işçi sınıfının emperyalizme ve Siyonizme karşı duyarlılığını örgütlemenin önemini bir kez daha gösteriyor.

Devrimci İşçi Partisi Filistin bayraklarıyla bir kortej oluşturarak alana girdi. Yol boyunca da sadece DİP korteji değil metal işçilerinin fabrika kortejlerinden de sık sık “işçi sınıfı Filistin’in yanında” ve “nehirden denize özgür Filistin” sloganları yükseldi. Bu sloganlar işçi sınıfının insanlığın kurtuluşu davasının esas taşıyıcısı ve öncüsü olduğunun bir göstergesidir. Filistin sloganları sadece soykırımcı İsrail’e ve Amerikan emperyalizme karşı haklı bir öfkenin ifadesi olarak kalmamakta aynı zamanda emperyalizme ve Siyonizme karşı bir direniş çağrısına dönüşmektedir. Devrimci İşçi Partisi olarak “Filistin evrensel bir direniş parolasıdır” diyerek anlattığımız tam olarak budur.

Yaşasın işçilerin birliği halkların kardeşliği!

Devrimci İşçi Partisi Türkçe ve Kürtçe “Yaşasın 1 Mayıs! Bijî Yek Gulan!” diyerek yürüdü. İşçilerin birliği ve halkların kardeşliği bir bütündür. Sermayenin petrol açılımları karşısına, Türkün ve Kürdün eşit ve kardeş olduğu, Türkçe ve Kürtçe halayların grev alanlarından 1 Mayıs meydanlarına birlikte çekildiği bir mücadeleyle çıkıyoruz. Emperyalizmin kirli oyunlarına karşı “Kürtlerle barış ABD’yle savaş!” diye haykırıyoruz. Türk ve Kürt işçiler olarak DİP’in ve fabrikaların kortejlerinde omuz omuza vererek tüm dünyaya “Bütün ülkelerin işçileri birleşin” diye sesleniyoruz. Şovenizmin, ırkçılığın ve mezhepçiliğin sesi ne kadar gür çıkarsa çıksın, seçimlerde emekçi halkı kimlikler temelinde bölen düzen partileri ne kadar çok oy alırsa alsın, Gebze 1 Mayıs’ı halkların kardeşliğinin gücünü görmek isteyen gözlere göstermiş, duymak isteyen kulaklara duyurmuştur.

Hürriyet işçilerle gelecek!

İstibdadı yenecek güç, emperyalist zincirleri kıracak güç, işçi sınıfının gücüdür. İstibdadın baskısından bunalanlar, nefes almak istiyorsa burjuva düzen partilerinden yüzünü çevirip Gebze’ye ve Türkiye’nin dört bir yanındaki işçi mücadelelerine bakmalıdır. Görülecek olan şudur: İşçi mücadelelerinin ortaya koyduğu güç, sermayeden, devletten ve emperyalizmden bağımsız bir sınıf siyaseti odağına dönüştürülmelidir. Sermayenin istibdadının karşısına yeni ve gerçekçi olanla, devrimci sınıf siyasetiyle çıkacağız! Sadece 1 Mayısları değil hürriyeti de böyle kazanacağız!

 

ankara 1 mayıs

İş, aş ve hürriyet talebi Ankara ve İzmir’de de yükseldi!

Devrimci İşçi Partisi Gebze’nin yanı sıra Ankara ve İzmir’de de 1 Mayıs meydanlarındaydı.

Ankara’da bu yıl 1 Mayıs Doruk Maden işçilerinin zaferinin etkisiyle uzun zamandır hiç olmadığı kadar coşkulu ve kitleseldi. DİP öğrenci gençlerin büyük çoğunluğunu oluşturduğu kortejiyle Tandoğan Meydanı’na yürüdü. 1 Mayıs boyunca gençlerin kattığı dinamizm ve coşkuyla öne çıkan DİP kortejinin MESEM’li öğrenciler ve iş cinayetleri başta olmak üzere attığı sloganlar emekçi halkımız tarafından alkışlarla desteklendi. Alanda benzeri olmayan Emperyalizmi ve Siyonizm’i hedef alan Filistin pankartımız emekçilerden yoğun ilgi gördü.

DİP İzmir 1 Mayıs’ında her zaman olduğu gibi Alsancak Garı önünde buluşup işçi sendikalarının yoğunlukta olduğu koldan Gündoğdu Meydanı’na yürüdü. İzmir’in birçok emekçi mahallesinden gelen işçilerin, emekçilerin, emeklilerin güç verdiği kortejin taşıdığı “NATO’dan çık, NATO’yu yık!” pankartı, işçi ve emekçileri işçi sınıfının kanlısı olan NATO’ya karşı mücadeleye çağırmasıyla 1 Mayıs alanındaki tek örnekti. DİP korteji disiplin ve coşkusunu 1 Mayıs boyunca koruyarak sınıfın taleplerini yükseltti ve Türk-İş ve DİSK’li işçilere seslendi.

 

izmir 1 mayıs