Trump’ın planı, soykırımın devamı

Trump’ın planı, soykırımın devamı

ABD emperyalizminin başı Donald Trump, ilk başkanlık döneminde olduğu gibi Filistin’in İsrail tarafından sömürgeleştirilmesine, Filistin halkına yönelik Siyonist baskılara ve Filistinlilerin 1948 ve 1967’de kitlesel olarak çıkarıldıkları topraklarına dönme hakkının çiğnenmesine tam destek veriyor. Gayrimeşru İsrail devletinin 2023 sonundan beri Gazze’deki Filistinlilere uyguladığı soykırıma da tam destek verdi Trump. Sonra da kalkıp geçtiğimiz Eylül’de “barış planı” yaptım diyerek ortaya atıldı. Plan dediği, Filistin halkının uğradığı mezalimin farklı şekillerde sürmesi, bu halkın haklı ve meşru direniş örgütlerinin silahsızlandırılması ve dolayısıyla Gazze’nin İsrail tarafından bir süre sonra yutulabilmesi için bir ön hazırlık. Ekim ayında kabul edilen planın adında “barış” geçiyor, ama bu barış yabancı dildeki karşılığı “pax” olan, iki tarafın meseleleri çözerek barıştığı değil, birinin diğer(ler)ine silah ve baskı zoruyla dayattığı barış. Faşist Trump bir de utanmadan teşekkür ve ödül bekliyor bu planı için!

Planda neler var?

Planın en önemli yanı, emperyalizm destekli İsrail ordusuna karşı bir varoluş savaşı veren Filistinlilerin silahsızlandırılmasını öngörmesi. Filistinli örgütler bunu en başından beri haklı olarak reddediyor. Planın yürürlüğe girdiği tarihten itibaren İsrail’in kafasına göre saldırıp 500’den fazla Filistinliyi katletmiş olması bile tek başına bu maddenin ne anlama geldiğini gösteriyor. Anlaşma ayrıca haksız olarak tutsak edilen on binlerce Filistinlinin özgürlüğü için Filistin direnişinin El Aksa Tûfanı sırasında aldığı esirlerin serbest bırakılmasını takiben bölgeye yardım malzemelerinin girişini öngörüyordu. Bu bir yandan İsrail’in ateşkes öncesinde soykırım suçu işlediğinin bir kanıtıyken, diğer yandan bu konuda halen büyük sorunların yaşanıyor olması, planın bu maddesinin de göstermelik olduğunu anlamamızı sağlıyor. Plan ayrıca Gazze’nin idaresini Gazze halkına sormadan bir teknokratlar kuruluna verip, bunu da Trump’ın başkanlığında bir “barış kuruluna” bağlıyor. Bu kurulun sevk ve idaresinde emperyalistlerin pis işlerini yapmak üzere bir de uluslararası askeri güç Gazze’ye konuşlandırılacak.

İstibdad, ABD ve İsrail’in çıkarları için kadroda

Bu kurula geçtiğimiz günlerde Hakan Fidan da dahil oldu. İstibdad medyası bu gelişmeyi her zamanki gibi Filistin halkı için olumlu bir şeymiş gibi sunuyor, ama Fidan’ın orada olmasının tek bir amacı var, Gazze’deki Filistin örgütlerinden en büyüğü olan Hamas’ın bu plana ikna edilerek silahlarını teslim etmeye yönlendirilmesi. İstibdad rejimi aslında yıllardır Hamas’ı İsrail’i tanıma ve silahlı mücadeleyi ikinci plana atmaya ikna ederek örgütün içindeki İran’a daha yakın olan silahlı kanadın etkisini kırıp, Katar ve Türkiye eksenine daha bağlı siyasi kanat üzerinden kendine bağlamak için girişimlerde bulunuyordu. Dolayısıyla Filistin direnişinin elinden silahları birisi alacaksa bunu en iyi yapacak olanın istibdad rejimi Dışişleri Bakanı Fidan olacağı da açıktı. Fidan’ın orada olmasının, Filistinlilerin İsrail’den güvenceler alarak silah bırakmasına yarayacağını söyleyenlere de tatlı rüyalar dilemek gerekiyor. Zira İsrail’in şimdiye kadar uyduğu bir ateşkes, saldırmadığı ya da işgal etmeyi düşünmediği bir komşusu yok. Netanyahu bağıra bağıra büyük İsrail’i kuracağız diyor. Bu arada, kurula girmek için 1 milyar dolar ödeme yapıldığı iddiası doğruysa, emekliye, asgari ücretliye verilmeyen paraların neden Siyonistlerin çıkarları için harcandığını da istibdada sormamız gerekiyor.

Planın silahsızlandırmayı da içeren ikinci aşamasına içinde bulunduğumuz Şubat ayı itibari ile geçilecek. Emperyalistlerin ve Siyonistlerin nelere yelteneceğini hep beraber göreceğiz.