Bursa’dan bir gıda işçisi: İşçi kardeşim her geçen gün mum gibi erimene karşı seni örgütlü mücadeleye davet ediyorum!

Bursa’dan bir gıda işçisi: İşçi kardeşim her geçen gün mum gibi erimene karşı seni örgütlü mücadeleye davet ediyorum!

Sevgili Gerçek okuyucuları merhaba. Sevgi saygı ile sizleri selamlıyorum.

2026 yılı, her geçen yıl olduğu gibi yine ekonomik felaketler ile kapımıza dayandı. Alım gücünün daha da düştüğü, işçi kesiminin işçi kıyımlarıyla işsizliğe mahkûm edildiği bir süreç geçiriyoruz. Mevcut iktidarın asgari ücret komedisi devam ederken kümülatif vergi dilimi oranlarında yapmış olduğu minimum artış yüzünden emekçinin cebinden önceki yıla oranla daha fazla çalacaklar.

Böyle bir ortamda işçi kardeşlerime örgütlü mücadelenin sendikalaşmanın yararının, sendikalı olup patronunun dayatmalarına karşı her zaman örgütlü mücadele içerisinde olmanın öneminin bir kez daha altını çiziyorum. Hali hazırda geçmiş yıllarda yapılmış olan mücadeleler, kazanılan haklar, iyileştirilen çalışma şartları ve ücretler ortadadır. Ben de böyle sendikalı bir fabrikada çalışıyorum. Çok bedellerle bugünlere geldik ve asgari ücret dayatmasını çoktan geride bıraktık. Türkiye'de uygulanan asgari ücret komedisi artık açlık seviyesinin altındadır. Biz yoksulluk sınırını tartışır noktaya geldiysek sebebi örgütlü olmamızdır.

Unutmayalım ki patronlar bizim emeğimizi çalıp kazancını milyon dolarlar ile arttırıyor ve servetlerine servet katıyor. Bize hiçbir hakkımızı kendi istedikleri için vermiyorlar. Hepsini biz mücadeleyle alıyoruz. Emeğin gücünü, alın terinin gücünü, üretimden gelen gücü tüm işçi kesimi yeri geldiğinde kullanmalıdır. Sözlerime son verirken “yaşasın işçi sınıfı, yaşasın dayanışma, yaşasın alın terinin kutsallığı” diyoruz. İşçi kardeşim her geçen gün mum gibi erimene karşı seni örgütlü mücadeleye davet ediyorum. Hep birlikte mücadele ile kazanılmayacak zafer yoktur.

Bu yazı Gerçek gazetesinin Ocak 2026 tarihli 196. sayısında yayınlanmıştır.