Bursa TOFAŞ fabrikasından bir işçi: Fabrikalarda kaygı ve öfke artıyor!
Metal işkolunda devam eden toplu iş sözleşmesi görüşmelerinde MESS, yeni teklifini açıkladı. MESS’in davetiyle İstanbul’daki merkez ofiste yapılan toplantıda, 1 Eylül 2025’ten geçerli olmak üzere ücret artış teklifi ilk altı ay için %7,5 oranında zam ve seyyanen 17,30 TL olarak duyuruldu. Bu teklifin toplam karşılığının yaklaşık %15 olduğu belirtildi. Ancak sonraki altı aylık dönemler için herhangi bir zam teklifi sunulmadı. Sosyal yardımlar için yıllık zam teklifi %32,95’e çıkarılırken, sözleşmenin ikinci yılına ilişkin yine herhangi bir artış öngörülmedi.
MESS, düşük ücret artışının yanı sıra işçilerin kazanılmış haklarını hedef alan taleplerini de geri çekmedi. Sözleşmenin 3 yıllık olması, ikramiyelerin kesintili ödenmesi, denkleştirme ve telafi uygulamalarının sözleşmeye eklenmesi, deneme süresinin 4 aya çıkarılması gibi başlıklar masada tutuldu. Ayrıca 5 gün ve üzeri raporlarda ücretin işverence tam ödenmesi uygulamasının kaldırılması ve tamamlayıcı sağlık sigortasının mevcut haliyle sürdürülemeyeceği yönündeki talepler de görüşmede yer aldı.
Toplantı sonrasında metal işçileri arasında kaygılar ve öfke daha da arttı. Tofaş başta olmak üzere birçok metal fabrikasında, her sözleşme döneminde olduğu gibi işten çıkarma söylentileri yeniden dolaşıma girdi. Açıklanan taslak ve MESS’in son teklifi, işçilerin beklentisinin çok gerisinde.
İşçiler, sendikal sürece ilişkin eleştirilerini de daha açık dile getirmeye başladı. Yaklaşık iki yıl önce verilen ve hâlâ yerine getirilmeyen “altın” vaadi, sendika yönetimine duyulan güveni ciddi biçimde zedelemiş durumda. Yapılan eylem ve protestoların ise göstermelik kaldığı, gerçek bir mücadele hattı örülmediği yönünde yaygın bir görüş var.
Metal işkolunda çalışma yükü her geçen yıl artarken, işçilerin alım gücü hızla düşüyor. Uzayan mesailer, yoğun tempo ve güvencesizlik, işçilerin hem maddi hem de manevi kayıplarını büyütüyor. İşçiler, hükümetin bugüne kadar emekten yana bir politika izlemediğini, sendikaların ise yıllardır etkili bir mücadele yürütemediğini fabrikalarda sürekli konuşuluyor.
2026 yılının da zor geçeceğini görüyoruz. Taslaktaki tüm taleplerin kabul edilmesi ve %38 oranında bir sözleşme zammı sağlanması halinde bile, mevcut ekonomik koşullarda insanca bir yaşamın mümkün olmayacağı fabrika da sık sık konuşuluyor. Düşük ücret dayatmaları, hak gaspları ve zayıf sendikal anlayış sürdüğü sürece emekçiler olarak geleceğe güvenle bakamıyoruz.






