Kira enflasyonu emekçilerin belini bükmeye devam ediyor!
Emekçi halk, düşük ücretler ve hayat pahalılığı kıskacında hayatta kalmaya çalışıyor. Türk-İş’in yayınladığı verilere göre Şubat 2026’da dört kişilik bir ailenin açlık sınırı 32.365 liraya ulaşmış durumda. Üstelik açlık sınırı hesabına kira gideri dahil değil.
Verileri artık herkes için soru işareti haline gelen TÜİK’e göre ev sahipliği oranı yüzde 57. Yani tüm nüfusun en az yüzde 43’ü kendisinin veya aynı evde yaşadığı aile fertlerinin sahibi olmadığı evlerde kira ödeyerek barınmak zorunda kalıyor. Gayrimenkul zenginleri yıllardır bir yandan konut biriktirirken bir yandan da yüksek kira gelirleriyle ceplerini dolduruyor, emekçi halk ise başını sokacak bir ev bulmakta zorlanıyor. Durumun vahametini gösteren bir diğer veri ise “yüzyılın konut projesi” adı altında 81 ilde toplam 500.000 sosyal konutluk projeye yapılan yaklaşık 9 milyon başvuru.
Barınma emekçi halkın en büyük sorunlarından biri haline gelmiş durumda. Açıklandığı andan itibaren açlık sınırı altında kalan asgari ücret seviyesinde ücretlerle hayatta kalmaya çalışan işçilere, bir darbe de konut kirası enflasyonuyla vuruluyor. Her ayın başında açıklanan verilerle belirlenen kira artış oranı bu ay için yüzde 33,39 olarak açıklandı. Kaldı ki birçok ev sahibi kiracılarına yasal kira artış oranının üzerinde kira zammı dayatıyor. Şubat ayında hâlihazırda İstanbul’da 33.000, Ankara’da 28.600, İzmir’de 28.000, Kocaeli’de 23.500 lira olan ortalama konut kiraları daha da artmış olacak. Açlık sınırı seviyesindeki konut kiraları emekçi halkın belini bükmeye devam ediyor.
Devrimci İşçi Partisi diyor ki:
Konut fazlası derhâl kamulaştırılsın!
Müteahhitlere ve gayrimenkul zenginlerine servet vergisi!
Emlak spekülasyonu yasaklansın! Yatırım ve spekülasyon amaçlı satın alınan konutlar kamulaştırılsın!
Toplu konut seferberliği ile herkese sağlıklı, nitelikli, iş yerine ve okuluna yakın ücretsiz konut hakkı!
Bu yazı Gerçek gazetesinin Mart 2026 tarihli 198. sayısında yayınlanmıştır.








