Yapay zekâ işçiyi işsiz bırakabilir mi?
Yapay zekâ herkesin dilinde. Her yerde yapay zekânın insanları işsiz bırakacağı konuşuluyor. Doğal olarak her işçi, her emekçi “Yapay zekâ işimizi elimizden alabilir mi?” diye düşünüyor. Yapay zekâ özellikle beyaz yaka, büro işlerinde ciddi bir işsizlik dalgası yaratmaya başladı bile. Sanayi işçilerine de sıra gelir mi? Zamanla bu da mümkün. Fakat işçinin elinden işini alan aslında yapay zekâ veya başka türden teknolojik gelişmeler olmayacaktır. Çünkü işçiyi işsiz bırakan patronlardır, kapitalizmin kâr açlığıdır.
Kapitalistler yapay zekâya da gelişmiş teknolojilere de ancak işçi maliyetleri düşecekse, kâr oranı artacaksa yatırım yapar. Bu yatırımı yaptıktan sonra da diyelim eskiden 100 işçiyi çalıştırırken artık 80 işçiye ihtiyaç duyar. 20 işçiye kapının yolunu gösterir. İşçinin işe ihtiyacı mı varmış, evde çoluğu çocuğu onun eline mi bakıyormuş, umurunda olmaz. Evet, sonunda aynı işi daha az işçi yapmaya başlar. Görünürde verimlilik artmıştır. Fakat olan işçiye olmuştur. Hem de sadece işsiz kalan o 20 kişiye değil. Bütün bir ülke çapında bunun yaşandığını düşünün. Dışarıda sayısı her gün artan milyonlarca işsiz varken, çalışan işçiler de patron karşısında daha güçsüz kalır. Daha yoğun ve uzun çalışmaya, daha düşük ücretlere razı olur.
Oysa fabrikaların, tersanelerin, madenlerin yani üretim araçlarının kamunun elinde olduğu bir işçi devletinde olsak tablo bunun tam tersi olur. İşçinin devletinde teknolojik ve teknik her gelişme işçinin lehinedir. Eskiden 8 saat çalışan işçiler artık 6 saat çalışarak aynı işi yapar hale gelebilir. Kimse işsiz kalmaz, kimse açlıkla terbiye edilmez. İşçinin boş zamanı artar. İşçi eğitim, kültür ve dinlenme için daha fazla zaman ayırır, dünyanın güzelliklerini daha fazla tadar.
Teknoloji tarafsız değildir. Hangi sınıfın iktidarda olduğuna bağlı olarak ya bir tehdit ya da bir özgürleşme aracıdır. Yapay zekâ işsizliğin ve eşitsizliğin motoru da olabilir; emeğin yükünü hafifleten bir toplumsal kazanım da olabilir. Mesele teknoloji değil; onun hangi sınıfın hizmetinde olduğu meselesidir.
Bu yazı Gerçek gazetesinin Mart 2026 tarihli 198. sayısında yayınlanmıştır.






