Mamdani'nin büyük gününde yaptığı küçük itiraf

Mamdani'nin büyük gününde yaptığı küçük itiraf 2

Yeni yılın ilk gününde, New York’un “Amerika’nın Demokratik Sosyalistleri” olarak anılan ve düzenin iki partisinden Demokrat Parti’nin içinde çalışan örgütün önde gelen üyelerinden yeni belediye başkanı Zohran Mamdani'nin göreve başlama töreni yapıldı. Mamdani'nin yanı sıra Senatör Bernie Sanders, Temsilciler Meclisi Üyesi Alexandria Ocasio-Cortez ve New York Belediyesi Ombudsmanı Jumaane Williams, New York’un ünlü dondurucu soğuğunda açık havada, çoğunluğu şehrin işçi sınıfından ve küçük esnafından oluşan, ırk, inanç, renk ve kültürlerin muhteşem bir kaleydoskopunu yansıtan, heyecanlı ve duyarlı binlerce kişilik bir kitlenin önünde birer konuşma yaptılar. Biz sadece üç ânı vurgulayacağız.

İlki ve halkın tepkisi ile ilgili olduğu için en önemlisi şu: Bernie Sanders, konuşmasını Mamdani'nin seçim kampanyasında savunduğu programın çeşitli boyutları üzerine kurdu. Kiraların dondurulmasından parasız belediye otobüsü hizmetine, ücretsiz çocuk bakımından yoksulluğun ortadan kaldırılmasına kadar çeşitli unsurları sıraladı. Mamdani'nin seçim kampanyası sırasında savunduğu her önlemi andığında, halk konuşmacıya büyük destek veriyordu. Ancak kitlenin Sanders’ın değindiği son noktaya verdiği tepki niteliksel olarak farklıydı. Konuşmasının sonunda tüm bu önlemleri olanaklı kılacak finansman kaynağına geçip şirketlerin ve zenginlerin "üzerlerine düşen adil payı" vergi olarak ödemesi gerektiğini söylediğinde, halktan kulakları sağır edici bir tezahürat koptu. “Zenginlere vergi!” sloganı defalarca, neredeyse yarım dakika boyunca atıldı! Sanders, devam etmekte olan heyecana rağmen konuşmasına yeniden başlayıp sloganı susturmasaydı, halkın öfkesi o kadar büyüktü ki bu slogan kolaylıkla bir dakika boyunca devam edebilirdi! Uzun süredir ezilen ve görmezden gelinen bir halkın, sonuçta kendi kaderini iyileştirmeyi amaçlayan önlemleri alkışlaması ve desteklemesi doğaldır. Nihayetinde, hareketin önderleri tam da onların ihtiyaçlarını karşılama vaadi yapıyor. Ancak, üretimin yarattığı gelirin sınıflar arasında paylaşılması söz konusu olduğunda bu insanlar hançerelerini yırtarcasına slogan atıyorlarsa, bu başka bir anlama gelir. Bu, sınıf düşmanlığının harekete geçmesinden başka bir şey değildir. Bu, daha önce yine Gerçek  sitesinde belirttiğimiz gibi, New York proleterlerinin ve yoksul kitlelerinin sınıf çıkarları için mücadele etmeye hazır bir ruh durumuna geldiklerinin kanıtıdır. Bu, herkes için göreve başlama töreninin ilk ve en önemli dersiydi.

İşin bu yönü bir umudu muştuluyordu. Şimdi işin tehlikeli yanına gelelim. Yukarıda alıntıladığımız yazıda, bu kısa notta ele alamayacağımız birçok farklı nedenden dolayı, Zohran Mamdani'nin zaferinin bir hayal kırıklığı ve umutsuzluk dönemiyle sonuçlanabileceği konusunda uyarıda bulunmuştuk. Son yıllarda Yunanistan'da Çipras'tan Şili'de Boric'e kadar pek çok farklı deneyim, sınıflı toplumu kendi mekanizmaları temelinde değiştirmeye çalışmanın boşuna olduğunu bize gösterdi. Ve bu konuda Mamdani'nin konuşmasında söylediği tek bir kelime çok şey ifade ediyordu. Bernie Sanders'a saygısını sunarken, onun kendisinin “örnek almak” istediği lider olduğunu söyledi. Bernie Sanders'ın 2016 Demokrat Parti ön seçimlerinde halktan aldığı desteği, 180 derece dönüş yaparak ardı ardına iki seçimde Hillary Clinton ve Joseph Biden Jr. adlı Wall Street adaylarını destekleyerek tamamen heba ettiği gerçeği, Mamdani'yi Bernie Sanders'ı “örnek alma”nın maliyetine ikna etmeliydi! Tören sırasında kapitalistlere ve zenginlere karşı sınıf nefretini açıkça gösteren halk kendisi mücadeleye girip işleri kendi eline almadıkça, bu deneyimin geleceği pek parlak görünmüyor. Amerika ve New York'un Marksist devrimci solunun halkın saflarında doğru bir yöneliminin biçimlenmesi sürecine dikkatli ve temkinli yöntemlerle müdahale etmesi de elbette çok önemli olacak.

Şimdi Mamdani'nin istemeden yaptığı itirafa geliyoruz. Gerçeğin yerine kendi hayallerini yerleştirmekte ısrar edenler, Yunanistan’dan Şili’ye onca örnekten sonra “bekleyip görelim” demeye devam ediyorlarsa, bu itirafa kulak vermeliler. Üçüncü dünyanın, Güney Asya ve Doğu Afrika'nın son derece sofistike iki solcu aydınının yetiştirdiği genç politikacının etkileyici retoriğine kapılıp düş görmemeliler. Peki, nedir üzerinde böylesine durduğumuz itiraf? Mamdani, konuşmasının başında New York halkına ve tek tek belirli şahsiyetlere teşekkür ettikten sonra, esas konusuna girerken kelimesi kelimesine şöyle dedi:

“Bu konuşmayı yazarken, bana, bugünün, beklentileri yeniden belirlemek için uygun fırsat olduğu, bu fırsatı New York halkından az şey istemesini ve daha da azını beklemesini talep etmek için kullanmam gerektiği söylendi. Ben, asla böyle bir şey yapmayacağım.”

Halk kitlesi, oy verdiği belediye başkanının son cümlesini doğal olarak sevinç ve gururla alkışladı. Ne yazık ki, önemli olan önceki cümlelerdi. Öncelikle, çok yetenekli bir konuşmacının ikinci cümlesindeki edilgen gramatik yapıya dikkat edin: “Bana söylendi...” Sormak gerek: Kim söyledi? Kesinlikle "annesi ve babası" ya da seçmenleri olamaz. Gerçekten kaçmanın yolu yok: Çiçeği burnunda Belediye Başkanı’nın kulağına bu kadar uğursuz tavsiyeler fısıldayabilecek olanlar ancak danışmanları ve/veya parti yoldaşları olabilir! Bu, Wall Street'in ve New York'un milyarder mülk sahiplerinin partisi, burjuva Demokrat Parti aygıtının sesidir. Bu sesi duyun!

Üstelik, daha Mamdani göreve başlamadan önce! New Yorklular, dikkatli olun! New York'un işçileri ve emekçi halkı, bu tarihi dönüm noktasında işleri kendi ellerinize almaya hazırlanın!