Bursa OYAK Renault’dan bir işçi: OVP, sendikal tutarsızlıklar ve bedeli ödeyen işçiler!

Renault

Orta Vadeli Program (OVP), kâğıt üzerinde rakamlardan oluşan bir program gibi anlatılıyor. Oysa bizim için OVP, soframızdaki ekmeğin küçülmesi demek. Geçimin her geçen gün daha da zorlaşması demek. Enflasyonla mücadele deniyor ama bu mücadelenin yükü dönüp dolaşıp işçinin sırtına biniyor. Ücret zamları baskılanıyor, vergi yükü artıyor, sosyal haklar ise sessiz sedasız geri çekiliyor.

OVP’de sözü edilen sıkı para ve maliye politikaları, Toplu İş Sözleşmelerinde (TİS) karşımıza çıkıyor. Zam pazarlıklarında “makûl olun”, “rekabet gücü”, “istihdam” gibi ifadeler havada uçuşuyor. Ancak fabrikada gerçek çok net: Cebe giren para her ay biraz daha eriyor. Enflasyon düşmese bile maaşlar baskı altında tutuluyor, geçim derdi kalıcı hale geliyor.

Bu tabloda sendikaların durduğu yer belirleyici. Ama özellikle Türk Metal sendikasının yıllardır sergilediği sarı sendika tutumu işçiler için artık sürpriz değil. Patronlardan yana duran, işçinin talebini büyütmek yerine törpüleyen bu anlayış uzun süredir değişmiyor. OVP’nin işçiye ne getirdiği ortadayken, bu programa uygun sözleşmelerin “kazanım” olarak sunulması inandırıcı bulunmuyor.

Zaman zaman sert açıklamalar yapılıyor, eylem çağrıları geliyor. Grev kararı alındığında fabrikada bir umut doğuyor. “Belki bu kez olur” deniyor. Ama grev kararları kısa sürede geri çekildiğinde, o umut da sönüyor. Yıllardır aynı tablo yaşanıyor: Söylem sert, sonuç patronların istediği gibi. Bu da ister istemez şu soruyu gündeme getiriyor: Ortada gerçek bir mücadele mi var, yoksa süreç baştan sona yönetiliyor mu?

OVP’ye karşıymış gibi görünen açıklamalarla, OVP’nin sınırları içinde kalan sözleşmeler yan yana geldiğinde sendikal güven ciddi biçimde zedeleniyor. İşçiler bir yandan artan hayat pahalılığıyla boğuşurken, diğer yandan kendilerini temsil ettiğini düşündükleri yapıların tutarsızlığıyla karşı karşıya kalıyor.

Bugün mesele sadece düşük ücretler değil. Asıl mesele, işçinin sözünün masada ne kadar karşılık bulduğu. OVP’nin çizdiği bu dar alana itiraz edilmediği sürece, hangi sözleşme yapılırsa yapılsın sonuç değişmeyecek. Fedakârlık yine işçiden istenecek, bedeli yine işçiler ödeyecek.

İşçilerin beklentisi açık: Tutarlı bir duruş, şeffaf bir süreç ve gerçekten mücadele eden bir sendika. Aksi halde OVP ile uyumlu politikaların yükü, bugün olduğu gibi yarın da işçinin omuzlarında kalacak.

                                                                                                                                        Bursa OYAK Renault’dan bir işçi